Kıl dönmesi tedavisi

Çağımızın Hastalığı Obezite…!

Aşırı şişmanlık (Tıbbi terimle – obezite) gelişmiş ve gelişmekte olan toplumların sorunudur. Az gelişmiş toplumlarda yiyeceğe ulaşamama ya da yiyeceğe ulaşmadaki zorluklar nedeniyle şişmanlık az görülürken gelişmiş toplumlarda özellikle masa başı iş yapan kişilerde kolayca ortaya çıkar. Köy yaşamında tarlada kas gücüyle çalışan kişilerde aşırı şişmanlığa neredeyse hiç rastlanmazken, şehir hayatında harekete ihtiyaç duyulmayan işlerde çalışan, kas gücünü kullanmayan stres-baskı altında çalışan kişilerde şişmanlık sıklıkla görülmektedir. Gelişmekte olan toplumlarda da kalorisi yüksek “fast food” tarzı yiyeceklerin aşırı tüketilmesi sonucunda kilo kolayca alınıp sorun oluşturabilmektedir.

Aşırı kilolu kişiler; hareketsiz hayat yaşadıkları ve günlük işlevlerinden farklı kas aktivitesinden yani hafif-orta şiddetteki spordan uzak durdukları sürece; yani aldıkları kalorileri olağan tabiriyle yakamadıkları sürece bir kısır döngüne girerler. Kilo vermek isterler, diyet yaparlar, ancak zorlu diyet sürecinde verdikleri kiloları da -hatta daha fazlasını- kolayca geri kazanırlar. Buna pratikte “yoyo etkisi” denir. İnsan vücudu bu durumda devamlı değişken kilolara, kan ve dokular değişken yağ asitlerine devamlı maruz kalır. Bu durum kilosu sabit bir kişiye göre kalp ve damar hastalıkları açısından daha fazla riski de beraberinde bulundurur.

Bu sebeple alınan aşırı kilolar önümüzdeki on yıllar boyunca dünya gündemini meşgul edeceğe benziyor. Bir yandan verilemeyen kilolar, diğer yandan obezitenin başlı başına getirdiği sorunlar, diğer taraftan da bozulan sağlıkla beraber sağlık harcamalarının artması hem ülke açısından hem de kişi açısından istenmeyen durumlara neden olmaktadır.

Aşırı kilo almak birden çok sistem bozukluğunun ortak sonucu olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu yüzden olayın çözümü ancak birden fazla uzmanın ortak çalışması sonucu ortaya konan irade ile çözülebilir. Çünkü obezite tek nedenli bir hastalık değildir. Bu sebeple tedavisi multidisipliner yaklaşım denilen birden fazla uzmanın birlikte ve kişiye özel yaklaşımını gerektirir. Kişinin beslenme alışkanlığının değerlendirilmesi, yemek yemeğe teşvik eden psikolojik durum bozukluğunun olup olmadığının tespiti, kişinin altta yatan endokrin-hormonal dengesinin bozuk olup olmadığının anlaşılması, uzun dönemde kişinin yeni durumuna psikolojik olarak adapte olabilmesi açısından değerlendirilmesi konularında birden fazla uzmanın-profesyonelin kişiyi değerlendirmesi esastır. Aksi takdirde adı her ne olursa olsun cerrahi işlemin yapılıp “ben yaptım oldu, benim işim bitti, gerisi size kalmış” zihniyeti obeziteyle uğraşan biz profesyonellerce kabul edilebilir, uygun bir yaklaşım değildir.

Add a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir